Kürtçe’den Türkçe’ye Geçen Kelimeler

21

Konuşurken hangi kelimeleri kullanıyoruz, kaç kelime kullanıyoruz, kelime hazinemiz ne kadar geniş, konuştuğumuz dil nasıl oluşmuş, hangi dilin etkisi altında kalmış…?
Gibi soruları acaba soruyor muyuz kendimize?
Türkiye’de birçok kesim tarafından, Kürtçe’nin, Türk dili etkisi altında kaldığı düşünülür; oysa Kürtçe, sadece Türkiye’de konuşulan bir dil olmadığı için, bu tez doğru değildir. Çünkü Kürtçe dört ülkeye(Türkiye, Irak, Suriye ve İran) yayılmış bir dildir, tabi diasporayı da saymazsak. Türk dili etkisinde kısmen kaldığı tek bölge ise, Bakûr olarak tabir edilen, Türkiye’deki parçasıdır. Mesela İran parçası(Rojhilat)da kısmen Farsça’nın, Irak parçası(Başûr)da kısmet Arapça’nın etkisi görülmüştür. Suriye parçası(Rojava)da ise daha sade bir Kürtçe konuşulmaktadır.

Her şeye rağmen Kürtçe dört parçada da yok olmadan yaşamını sürdürdü, bir anlamda da kendi öz savunmasını gerçekleştirdi. Bu da yetmediği gibi yaşadığı bölgelerin hâkim dilleri üzerinde de etkisini gösterdi.
Mesela Türkiye’nin tek resmi devlet dili olan Türkçe içerisinde yüzlerce Kürtçe kelime bulunmaktadır ve bu kelimeler farkında olunmadan, Türkçe içerisinde sıkça kullanılmaktadır.

Şimdi bahsetmiş olduğum bu kelimelerin birkaçından örnek vererek konuyu biraz daha açalım;

“Çapraz” kelimesi, Türkçe’ye göre bu kelimenin kökü ne olabilir, yada nereden gelmiş olabilir? Bu kelimenin ilk hecesi olan “Çap” Türkçe’de ne anlama geliyor? “Çap”ın bir anlamı var, ama “çapraz” ile alakası olmadığından bu kelimenin kökü olamaz. Türkçe’de benzer bir kelime veya kök var mı? Yok. Oysa Kürtçe’ye baktığımızda. “Çap” ın Kürtçe’de karşılığı olan “Çep” kelimesi var “çep” ters anlamına gelir; yani kelimemiz olan “çapraz” ile ilişkili, çapraz; tersin karşı tarafı anlamına da gelmektedir. Şimdi de kelimenin diğer hecesine bakalım; “raz” bu hecenin de Türkçe’de bir karşılığı yok, Kürtçe’de ise bu kelimenin geliş noktası olan “rast” sözcüğü var, “rast” doğru demektir. Yani orijinal kelime “çeprast”tan “çapraz” a dönüşmüştür.
Bir diğer kelimemize geçelim.

“Destek” kelimesine baktığımızda da, aynı durum söz konusu oluyor. Yani “dest” hecesinin Türkçe’de bir karşılığının olmadığını ve kelime bütünüyle de alakalı bir anlam içermediğini görüyoruz. Ancak “dest” sözcüğü Kürtçe’de “el” anlamına geldiği bir çok kişi tarafından zaten bilinmektedir. Bu sözcüğün almış olduğu “-ek” takısı yine de Türkçe’de bir yer bulmazken Kürtçe’de ’bir’ anlamına gelen takı eki olarak karşımıza çıkıyor. Kelime bütününe baktığımızda Kürtçe karşılığı olarak “bir el” zaten birine destek olmak için ona bir el kadar yardımcı olmak gerekir ki bu kelime de oradan türemiş. Hatta çoğu zaman birine yardımcı olmak isterken bu kelime yerine şöyle de denildiği olmuştur: Arkadaşlar hadi şu olaya bir el atalım da halledelim… şeklinde…

“Sehpa” kelimesine de baktığımızda, yine Türkçe ile alakalı olmayan hecelerden meydana geldiğini görmekteyiz. Kürtçe’de “Sê”üç anlamına gelir “Pa” ise “pê” sözcüğünden gelmiştir ve ayak anlamına gelmektedir. “Sehpa” ismi “sê-pê” yani “üç ayaklı” anlamına gelir. Bu şekilde “sêpa” zamanla sehpaya dönüşmüştür.

“Naçizane” kelimesi ise en ilginç kelimelerden biri; yine Türkçe ile hiçbir alakası olmayan kök ve hecelerden meydana gelmiştir. Kürtçe’de “na-ne” olumsuzluk ekidir, “çi” ise “hiçbir veya birşey” anlamına gelir, “zan” ise bilme anlamına gelir. Birleştirdiğimizde “bir şey bilmez” anlamı çıkar. Zaten bu kelime kişilerin mütavaziliğini göstermek için kullandığı bir kelimedir. Mesela şöyle cümleler kurulur; “Ben bir şey bilmesem de, sana şu öneriyi sunuyorum” şeklinde, Yani; naçizane önerim olarak… diye başlayan cümleler gibi.

“Çaydanlık” bu ismimizin durumu ise, aynı Türkiye’de yaşayan Kürtlere benzemektedir. Kürtlük ile Türklük arasında kalmıştır. Yani; ismin her bir hecesi farklı bir yerden gelmiştir. ilk hece olan “çay” Kürtçe ve Türkçe’de de aynı anlama gelir, işte kırılma noktası “dan” sözcüğünde oluyor, buradaki “dan” sözcüğü kelime bütünüyle değerlendirildiğinde Türkçe’de bir anlam taşımaz, ancak Kürtçe’de “dan yada dank” bırakmak veya bırakılan anlamına gelir, “çay-dan” yani çay bırakılan şey anlamına gelir. Ancak bu isim burada bitmiyor, bir de Türkçe den gelen “lık” eki eklenerek sonuç olarak çaydanlık olmuş oluyor. Nitekim çaydanlığın Kürtçe’deki karşılığı “çaydan” veya “çaydank” tır. Bu isim Türk-Kürt karışımı bir kokteyl kelimedir. “ Çaydanlık” ismini karıştırdıkça Türkiye’deki Kürtler aklıma gelir.

“Çatal” Türkçe ile hiçbir alakası olmayan hecelerden meydana gelmiştir. İlk hecesi olan “ça” Kürtçe’deki “çar” dan gelmektedir, “çar” dört anlamına gelir, “Tal” ise “ta” isminden gelmiştir. “Ta” “dal” anlamına gelir. Çar-ta ise dört dallı anlamına gelir, zamanla “çarta” “çatal”a dönüşmüştür.

“Çerçeve” ilk hece “çer” bu da yine “çar” yani dört anlamına gelen isimden gelmiştir. “çev” ise “çov” dan gelmiştir, çov ise, sopa,çubuk,asa,cop v.b anlamlara gelir. İsmin sonundaki “e” harfi ise burada bir ek görevindedir. Bu ek ise Türkçe’deki dır-dir ekidir. Yani sözcüğün anlamı “dört sopa, dört çubuk” anlamına gelir. Zamanla Çar-çov-e, çerçeve olmuştur.

Son olarak Türkler tarafından sık kullanılan ve aslında Kürtçe olan birkaç özel isimden örnek vereyim; Dilan,Serdar, Evin, Bülent, Berfin,Baran v.b isimler de Kürtçe kökenli isimlerdir…